DOYRAN POND-2014


Doyran, Antalya’ya 15 km uzaklıkta, Saklıkent yolu üzerinde bir beldedir. Konumu nedeniyle bir günde iki mevsimin birden yaşanabildiği ender yerlerden biridir.
Doyran, Antalya’nın batısında yer almaktadır. Köyün kuzeyinde Korkuteli, doğusunda Aşağıkaraman, güneyinde Çakırlar, batısında ise Saklıkent sınırları ile çevrilidir.
Akdeniz ikliminin bitki örtüsünü olan maki türü bitkiler Doyran’ın da bitki örtüsünü oluşturur. Batı Torosların güneyi ile Akdeniz arasında kalmış bir bölümde bulunmaktadır. Köyde kızılçamlar da görülür.

Doyran’dan geçen tek akarsu şehrin doğusundaki Doyran Çayı‘dır. Bu akarsuyun üzerinde Doyran Göleti de bulunmaktadır.

Köyün geçmişi hakkında gerçek bilgilerden de yararlanarak bir efsane oluşturulmuş ve bu dilden dile anlatılmıştır. Söylendiğine göre köy Teke Beyliği‘nden önce de vardı. Bu bir efsane ile şöyle anlatılır. Köyün kurucusu evliya Pirinç Çelebi‘dir. Pirinç ÇelebiYedi Kardeşler” denilen ve hepsi evliya olan kardeşlerden birisidir. Kardeşlerden bir tanesi Antalya’ya yerleşen Şeyh Şücaeddin‘dir. İkisi Doyran köyünde kalan evliya Fatma ve Zehra’dır. Bir tanesi, Saklıkent’e yakın Karçukuru yaylasında bulunan, Eren Dağı‘nın zirvesinde mezarı olan Eren Dede‘dir. Kardeşlerden biri Çakırlar köyünün kurucusudur. Çakırlar‘a yerleşirken “burası benim mekanım olsun” diyerek sınırları çizmiş, gözleri çakır renkli olduğu için de köyün adı Çakırlar olmuştur. Diğer kardeş’in adı Ali, Duraliler köyünün kurucusudur. “Ben de burada durayım” dediği için köyün adı Duraliler olmuştur.
Teke beyi Pirinç Çelebi‘nin kendinden habersiz cami yaptırdığını duyup iki asker gönderir. Askerler Pirinç Çelebi‘ye gelip beyden habersiz cami yaptıramayacağını söylerler. Pirinç Çelebi de onları evine buyur eder ve onlara birer kepçe pilav verir. Ayrıca atlarına da birer avuç yem verir. Askerler hem kendilerinin hem de atlarının doymayacağını düşünürler fakat kendileri de atları da bitiremezler. Köyün ismi önceden Doyuranken ünlü düşmesine uğrayarak Doyran olmuştur.Bu kerameti görünce bir hayli şaşıran askerler Pirinç Çelebi‘ye hürmette bulunurlar.Daha sonra Pirinç Çelebi askerlere; beylerine selam söylemelerini, bu camiye karışamayacağını,yoksa onun gözlerini oyacağını söyler(bu lafı söylediği zaman Teke beyi gözlerine bir şeyin dokunduğunu hisseder.) Ayrıca askerlere:”Evladım bu camiyi bitirmek bana nasip olmayacak,yakın tarihte beyiniz geliversin ve camiyi bitiriversin” buyurur.Teke beyi Pirinç Çelebi‘nin evliya bir zât olduğunu anlar.Çok geçmeden Pirinç Çelebi‘nin yanına gelir.Geldiği vakit Pirinç Çelebi‘yi öbür aleme intikal etmiş olarak bulur.Defnini gerçekleştirir ve caminin kalan kısmını yaptırır. Caminin isminide Pirinç Çelebi Camii koyar.
Advertisements

One thought on “DOYRAN POND-2014

Thanks for following me

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s